onur gulmez
37 Takipçi | 47 Takip
Kategorilerim

Okumak İstediklerim

Şiir

Deneme

Günlük

Eğitim

Diğer İçeriklerim (305)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (37)

Korkusuz Bir Yaşam Diliyorum.

2016-07-25 16:08:00

İnsan bazen nereden başlaması gerektiğini bilemiyor. Ülke o kadar karışık bir duruma büründü ki ne yapman gerektiğini bilemiyor ve anlam veremiyorsun. Benimde herkes gibi sorunum işsizlik hakkında; on beş temmuz iki bin on altı gecesi saat yirmi ikiden sonra oldu bütün olanlar, geçmişe dayalı bir husumet vardır elbette, ülkenin bu şekilde ilerlemesinin bir nedeni olmalı. Tabi bizim görmediğimiz bilmediğimiz bir şey ve sadece televizyonlardan duyduğumuz kulaktan dolma hikâyeler aklımızın erdiği kadar düşüncelerimizi kurgulayıp birbirimize aktarmamız. Zaman geçtikçe ülkemizin durumunun iyi olması dileğini diyor ve konuyu doğruca bana çeviriyorum.

Yaşım yirmi altı en son iki yıl boyunca biyomedikal bölümü mr ve tomografi cihazları üzerine bir firmada çalıştım. En büyük hayallerimden biri oyuncu olmaktı ki bazen bunu kendime bile itiraf edemiyorum artık, hayallerim vardı peşinden koştuğum ve maalesef ki yaşam koşulları ve de oyunculuk sektörünün tam anlamı ile sağlam ve güvenilir olmamasından kaynaklı yönümü kendi alanıma çevirmek zorunda kaldım. Okuldan mezun olduktan sonra maaşım asgari ücretin biraz üstündeydi, o zaman asgari ücret dokuz yüz lira civarıydı benim maaşım ise bugünün asgari ücreti olan iki bin on altı ocak ayı itibari ile resmileşen bin üç yüzdü. Yönümü hayat şartlarımı daha ileriyi taşımak için kendi alanıma yönelme fikri almıştım. iki yıl biyomedikal firmasında iyi kötü çalıştıktan sonra ki bu iyi ve kötülüklerden özellikle hiç bahsetmeyeceğim, dil eğitimi için yurtdışına gitmeye karar kıldım dil eğitimi nede olsa sizin de bildiğiniz üzere önemliydi. Dört ay malta da kaldıktan sonra mecburi olarak tr ye dönüş yaptım malta da iken cv mi birkaç Türk firmasına göndermeye başlamıştım şu an dönüşümün üzerinden elli altı gün geçmesine rağmen ve yüzün üzerinde çoğunun ise kendi alanımda olmasına rağmen geri bir dönüş alamadım ta ki iki farklı yerden gelen geri dönüş haricinde.

Bunlardan biri özel firmaydı Anadolu yakasında olmak kaydı ile dört kişilik olan satış grubunda olmam isteniyordu Gökhan diye bir arkadaş ile ön görüşmemizi yaptık. Tam olarak beklediğim şeyler söylenmense de hangi firmaya gitsem söylenmeyeceğini de biliyordum. Ardında evime yakın olan bir hastaneye iş görüşmesine gittim benden beklenen ise hastanenin hasta katları cihazlarının bakımı, medikal gaz odasının bakımı, polikliniklerin bakımı ve hastane dışında olan birkaç laboratuvarların ve de polikliniklerin bakımıydı. İstediğim fiyatta net iki bin Türk lirasıydı. Adamın cevabı ise hastane maaş politikasının düşük olması ve bu rakamı veremeyebileceklerini söylemesiydi, bir yandan benden duymak istedikleri ise eğer bu iş olursa o hastanede uzun bir şekilde çalışmak istenmemdi çünkü totalde üç yıl biyomedikal firmalarında çalışmış İngilizce bilen özel sertifikalara sahip özellikle ve daha çok firmaya yarayan bu özelliklere sahip kişinin onlarla çalışmak istemesi onları şüpheye düşürecek olmalı ki benden söz almaya kadar gidiyordu konuşma. Bende onlara eğer maaşın net iki binde fixlenmesi takdirde neden olmayacağı hatta hastanenin bana göre pozitif yanlarından bahsederek işi bağlamaya çalışıyordum.

İki görüşmenin sonucunda benden istenen son görüşmeleri yapmam için bir üst düzey ya da patronları ile görüşmem gerektiği bahsedilmişti. Bir hafta bitmişti özel firma ile ön görüşme yapalı, patronun tatilden dönmesini bekliyordum. Hastanenin ise bana bir üst yönetici ile görüşme saati ve günü ayarlamaları ve dönüş yapmalarını bekliyordum. Süreçleri aceleyi getirmek olmaz ve yapamayacağımı da biliyorum elbette beklemek en iyisiydi. O kadar iş başvuru içinden sadece ikisinin benimle görüşme istemelerini tersleyemezdim elbet.  Bilakis özel firma ile ön görüşmeyi yakın arkadaşım ayarlamıştı bir tek hastaneyi netten başvuru yapmıştım. Beklemeliyim ve beklemeyi devam ediyordum.

Diğer bir seçeneğim daha var aslında aydının bir köyünden geliyor olmam ve orada küçük bir mağaza da çalışsam bile alacağım rakam burada alacağım rakama tamamıyla denk geliyordu. Sakin bir hayat sürmem için bir neden daha, lakin yurt dışına neden gitmiştim? Gerçi bunu hastanede ön görüşme yaparken kendime itiraf etmiştim İngilizceyi kendimi bir şeyleri yapabildim ve bunda başarılıyım diyebilmek ve kendime pozitif bir yön katabilmek içindi. Artık eksiklerimi bir şekilde kapatmalıydım bunu en başından beri biliyordum ama ne içindi sonuç? Bir yandan denize yakın olan memleketim ve bir yandan da şehir stresi yaşayacağım bir hayat, işsizliğin küçük alanlarda hat safha da olması sorun gibi görünse de ileri de bundan bilemediniz beş yıl sonra tekrar köy yerlerine göç başlayacaktı bundan eminim ki herkesin dilinden düşmeyen tek şey vardı. Köye gidip yerleşeceğim her şey taze ve ayağımın altında cümleleri dilden dile dolaşıyor olmasıydı. Oysa bu bir tek şeyi gösteriyordu köyden gelen hatta köyde evi olmayan insanın bile İstanbul’dan kaçmak istemesinin bir göstergesiydi. Sonuç onların değil benim ne yapacağımdı. Bir yandan sosyal aktivitelerimi düzenli yapmak istediğim bir hayat istiyor olmam, az şehir stresi çekebileceğim ve işi sadece hayatımızı devam ettirebileceğim bir konumda tutabileceğim bir alan da yaşamalıydım ki yapmak istediğim tek şey olan kendime vakit ayırabilmeyi başarabilmeliydim.

İçimde sanata eğilim veren bir parçam var, doğrusu zengin bir aile çocuğu olmadığımı da üstün zekâ bir kişi olmadığımı da göz önünde bulundurursak bu olanakları kendim başarabilmeliydim. “Kendimde ki tek eksiğim aslında yapmak istediğim şeylerin yani hayallerimin çok olması ama onları gerçekleştirecek zamana sahip olmamam ve istikrarımı sonuna kadar koruyamam dı.”

Sanırım bu karmaşıkları zaman zaman hepimiz hissediyoruz. İnanın ben siz olsaydım ya da siz ben, yine aynı yerde olurduk. J“Hayatında bir çok köklü değişiklikleri yapabilen insanlar kaybedecekleri bir şey olmamasından ya da korkularının olmamasındandır. “ Aynı dileği sizin için diliyorum. Korkusuz bir yaşam ve gelecek… 

15
0
0
Yorum Yaz